İçeriğe atla
Fikri Mülkiyet Hukuku KronikleriDr. Ozan Ali YILDIZAvukat / Marka Vekili
← Kronikler
KronikFikri Mülkiyet HukukuSayı 33

Çoklu Tazminat Talebine Esas Alınacak Varsayımsal Bedelin Belirlenmesi ve Bu Talebin Tecavüzün Önlenmesi Talebiyle İlişkisi

· Telif Hukuku

I. ÖZET

Değerlendirmekte olduğumuz karar, davacı tarafından meydana getirilen eser niteliğindeki üç boyutlu tasarımların davalı tarafça izinsiz kullanılmasını ve davacının buna dayalı taleplerini konu almaktadır.

Uyuşmazlığın tarafları, yapımını davalı tarafın üstlendiği bir bilgisayar oyununda kullanılmak üzere, davacının üç boyutlu tasarımlar üretmesi ve eser niteliğindeki bu tasarımlar üzerindeki fikri hakların davalıya devredilmesi konusunda anlaşmışlardır. Davalı taraf, meydana getirilen tasarımların bir kısmını onaylamış ve bunlar için davacıya ödeme yapmış; diğerlerinin ise onaylanmadığını ve taraflar arasında bu tasarımları konu alan bir sözleşmenin kurulmadığını belirterek bu tasarımlar için davacıya bir bedel ödememiştir. Davacı, davalının onaylanmayan tasarımları da kullandığını ve bu durumun meydana getirdiği eserler üzerindeki haklarının ihlaline neden olduğunu ileri sürmüştür. Davacı, bu çerçevede FSEK m. 68’e dayalı çoklu tazminat talebinde bulunmuş ve ayrıca tecavüzün tespiti, meni ve giderilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi, davacının FSEK m. 68’e dayalı talebini kabul etmiş fakat bununla bağlantılı olarak tecavüzün meni talebinin reddine karar vermiştir. Bu karar, istinaf ve temyiz aşamalarından da geçerek kesinleşmiştir.

İlgili Kanun Maddeleri: FSEK m. 68

II. KARAR: Yargıtay 11. HD, T. 3.6.2024, E. 2023/1252, K. 2024/4587

“…I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'un 4 üncü maddesine göre eser hükmündeki bilgisayar ortamında hazırlanmış 3 boyutlu tasarım, modelleme ve animasyon grafik çizimleri yaptığını, davalı şirketi tarafından email ortamında kendisinden Minefight isimli bilgisayar oyununda kullanılmak üzere 3 boyutlu metal madeni, oil well, tank, turret, mecha (robot) ve banka tasarım modelleme ve animasyon grafik çizimleri ve particle sistemleri diye adlandırılan ateş, duman gibi efektlerin çizimleri konusunda talepte bulunulduğunu, email ortamından fiyat verildiğini, kabul edilerek email ortamında sözleşmenin kurulduğunu, örnek çalışmaları davalıya gönderdiğini, davalı tarafından mecha (robot) ve banka binasında değişiklik yapılmasının istendiğini, mecha (robot), banka binası ve particle sistemler haricindeki dört adet grafik çalışmasının ödendiğini, diğerleri için ödeme yapılmadığını, davalıya bu konuda ihtar gönderildiğini, kendi ürünü olan tasarımların davalıya ait reklamlarında kullanıldığını belirterek tecavüzün tespiti, meni, giderilmesi, anılan Kanunun 68 inci maddesi uyarınca 3 kat bedel ve manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile email ortamında görüşmeye başladıklarını, aralarında yazılı bir sözleşme olmadığını, tasarlanan ve kabul gören tasarımların ücretini ödediklerini, ancak onaylanmayan tasarımlar için ödeme yapmadıklarını, ücretleri ödenenler dahil tasarımların hiçbirinin Minefight oyununda kullanılmadığını, tecavüz bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalının internet üzerinden davalıya ait Minefight isimli bilgisayar oyununda kullanılmak üzere bazı karakterlerin ve tasarımların davacı tarafça hazırlanması konusunda bedeli karşılığında anlaşma yaptıkları, davacının hazırladığı tasarımların davalıya gönderildiği, davalının beğendiği tasarımlarla ilgili kararlaştırılan bedelleri ödediği, ancak üç boyutlu Mecha (robot) tasarımında bazı değişiklikler yapılmasını talep ettiği, yapılan değişikliğe rağmen istediği gibi olmadığını belirterek bu tasarım için kararlaştırdıkları 600,00 TL'yi ödemediği, buna rağmen bu tasarımı Minefight isimli bilgisayar oyununun tanıtımlarında kullandığı, her ne kadar davacı banka tasarımının da bu şekilde bedeli ödenmediği halde kullanıldığını iddia etmişse de bu durumun ispatlanamadığı, davaya konu olan "Mecha (ROBOT)" tasarımının 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olduğu, davacı taraf dava dilekçesinde anılan Kanunun 68 inci Maddesi uyarınca üç katı kadar telif bedeli talep ettiğini bildirmiş olmasına rağmen yargılama sırasında bu kez davaya konu Mecha (robot) karakterinin reklamda kullanılması nedeniyle eserin davalıya sağladığı ekonomik değerin tespit edilerek maddi tazminatın buna göre hesaplanması gerektiğini savunduğu, ancak dava dilekçesindeki talebinden farklı bir talepte bulunmasına rağmen davasını ıslah etmediği, kaldı ki, taraflar arasında bu karakter için 600,00 TL bedel konusunda anlaşma sağlandığı, bu anlaşma yapıldığı sırada davacının bu tasarımın bilgisayar oyununda ve tanıtımında kullanılacağını bilerek değer belirlediği, bu nedenle daha fazla telif bedeli talep edemeyeceği, davalının Mecha (robot) karakterinin istediği gibi olmadığını belirtmesi nedeniyle taraflar arasında bu karakterle ilgili bir sözleşme ilişkisinin kurulmadığı, ancak davalının davacıya ait bu tasarımı izinsiz olarak internet ortamında oyun tanıtımında kullandığı, bu şekilde anılan Kanunun 14 üncü maddesinde yer alan eser sahibinin umuma arz manevi hakkına tecavüz ettiği, yine aynı Kanunun 25 inci maddesinde düzenlenen mali hakkının ihlal edildiği, bu nedenle davacının anılan Kanunun 68. maddesi uyarınca üç katı kadar telif ücreti talep edebileceği, telif ücretinin 600,00 TL olduğu, buna göre 1.800,00 TL talep edilebileceği, yine manevi tazminat da talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davacıya ait 3 boyutlu "MECHA (ROBOT) eserinin davalı tarafça kullanılması nedeniyle 1.800,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 3.200,00 TL'lik maddi tazminat talebinin reddine, davaya konu eserin niteliği, tecavüzün şekli, davacının sosyal ve mali durumu dikkate alınarak 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 8.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, davacının anılan Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca telif ücreti talep etmesi nedeniyle taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulmuş olacağından davacının tecavüzün önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 26.11.2015 tarihli duruşma ara kararında dosyanın hukukçu, yazılım uzmanı ve sektörel (reklamcılık konusunda uzman) bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş ise de heyette reklamcılık uzmanı bilirkişinin yer almadığını, ancak dava dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkiline ait eserin davalıya ait konsol oyunun tanıtım yüzü haline getirildiğini ve ticari menfaat temin edildiğini, müvekkilinin ihtarına rağmen eser kullanıldığını için davalının tazminat ödeme yükümlülüğü doğduğunu, bilirkişi heyetinde reklamcı bilirkişi olması gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, raporda 15.01.2014 Tarihli mailde davacının reklamları beğendiği (Reklamlar süper elinize sağlık) şeklinde belirtilmişse de bu cümlenin müvekkili tarafından değil A… Ş… isimli davalı firma ile ilgisi bulunan üçüncü şahıs tarafından kullanıldığını, maillerin müvekkili davalı yetkilisi ve A… Ş… arasında toplu mail olarak görüldüğünü, müvekkilinin reklamlara rızası olmadığını, reklamlara rıza olduğu varsayılarak manevi tazminat gerekmediğinin belirtilmesinin yerinde olmadığını, davalıya 20.02.2014 Tarihli ihtarname ile eserlerin ücretinin ödenmemesi nedeni ile sözleşmenin fesh edildiğini raporda ihtarnamede bahsedilmediğini, ihtarnameye rağmen reklamın geri çekilmediğini ve kullanımın devam ettiğini, raporda kullanıma rıza gösterildiğine dair ifadenin yerinde olmadığını, raporda MECHA isimli grafik için 600,00 TL belirlendiği ve makul olduğu belirtilmiş ise de bu bedel ödendiği için sözleşmeni ihtarname ile fesh edildiğini, davalı da cevap dilekçesinde herhangi bir sözleşme olmadığını ikrar ettiğini, bilirkişilerin talebi yanlış anladığını, davanın ödenmeyen bedele ilişkin olmayıp eserin hukuka aykırı kullanımına ilişkin tazminat talebine yönelik olduğunu, Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2008/8996, 2010/757 K. sayılı 25.01.2010 tarihli lamında da eserin rayiç bedelinin belirlendiğini ve üç katına hükmedildiğini, raporda rayiç bedel belirlenmediğini, müvekkili ile davalı arasında ihtilaf çıkmadan önce belirlenen bedelin uygun görüldüğünü, ödenmesi gereken bedelin ücretin çok üstünde olduğunu, eserin değerinin 600,00 TL olarak uygun görülmesini kabul etmediklerini, mahkemenin haklılığı tespit etmiş olmasına rağmen davalı lehine toplam 7.720,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin bu yönden haksız konuma düştüğünü, manevi tazminat yönünden mahkemenin kabul ettiği miktarın müvekkili bir kez daha çöküntüye uğrattığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MECHA (ROBOT) figürünün internet sayfalarında Minefight Dördüncü Perdeyi Aralıyor başlığı altındaki haberlerde kullanıldığı, banka binası eserinin ise davalı yanca kullanıldığının ispatlanamadığı, MECHA figürü, grafik tasarım olup FSEK1/B maddesi kapsamında güzel sanat eseri niteliğinde olduğu, davacının eser sahibi olduğu, MECHA figürünün davalı tarafça oyun tanıtımında kullanıldığı anlaşılmakla davacı taraf rayiç bedelin belirlenmesini ve bilirkişi heyetinde reklamcı bilirkişi olması gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava konusu eserler yönünden taraflar arasındaki görüşmelerde davacının MECHA robot için 600,00 TL talep ettiği, bu durumda bu bedelin esas alınmasının yerinde olduğu ve taraflar arasındaki bedel esas alınacağından ayrıca reklamcı bilirkişiden rapor alınmasının esasa katkı sağlamayacağı, karara karşı davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvurmadığı, mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarı dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ihlalin niteliğine göre yerinde olduğu, davacının dava dilekçesinde FSEK'ten kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiası ile FSEK 68. md. gereğince 3 kat maddi tazminata hükmedilmesini, müdahalenin menine ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiği, davasını ıslah etmediği, FSEK 68. maddesine göre tazminata hükmedilmesi ile birlikte taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulacağından müdahalenin meni isteminin reddi kararı yerinde olduğu, mahkemece neticeten; maddi tazminat ve manevi tazminat istemi kısmen reddedilmiş, müdahalenin meni isteminin reddine karar verildiği, dava yığılması şeklinde açılan davalarda dava dilekçesinde yer alan her bir talep hakkında karar tarihindeki AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmolunması yerinde olup davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser hakkına tecavüzün tespiti, giderilmesi, maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.5846 sayılı Kanunun 4 üncü ve 68 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

III. DEĞERLENDİRME

Bir mali hakkın ihlali karşısında, hak sahibi, mütecaviz ile bir sözleşme yapmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya mali hakkın kullanım şekline göre belirlenecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasının kendisine verilmesini isteyebilir (FSEK m. 68/1). Bu hüküm kapsamında ileri sürülebilecek talep, dar ve teknik anlamda bir tazminat talebi değildir. Zira bu talebin kapsamı zararla sınırlandırılmamıştır. Bu talebi, dar ve teknik anlamda tazminat talebinden ayırt edebilmek için “çoklu tazminat talebi” veya “misli bedel talebi” ifadelerinin kullanılmasının uygun olacağı kanaatindeyiz.

Çoklu tazminat talebinin kapsamının oluşturulabilmesi için öncelikle bir varsayımsal bedelin tespit edilmesi gerekir. Kanunda varsayımsal bedelin tespitinde kullanılabilecek iki kriter sırayla sayılmıştır: Sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedel ve rayiç bedel. Sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedel hesaplanabiliyorsa varsayımsal bedel bu şekilde hesaplanmalı; buna imkan verecek emsal sözleşmelerin bulunmadığı hallerde ise rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılmalıdır.

İlk derece mahkemesi, verdiği kararda, bu kriterlerden ilkini kullanarak varsayımsal bedeli tespit etmiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşme görüşmelerinde davacının meydana getireceği eserler üzerindeki hakları davalıya devretmesi karşılığında davacıya telif bedeli ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacının meydana getirdiği eserlerin bir kısmı için ödeme yapılmış fakat “Mecha (ROBOT)” adlı eser için bir ödeme yapılmamıştır. İlk derece mahkemesi, buna rağmen söz konusu eserin davalı tarafça kullanıldığını tespit etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede, ihlale konu bu eser için 600 TL telif bedeli belirlenmiştir. İlk derece mahkemesi, çoklu tazminat talebine hükmederken bu bedeli dikkate almıştır. Ancak mahkemenin bu tercihinin isabetli olmadığı kanaatindeyiz. Zira varsayımsal bedel belirlenirken dikkate alınması gereken kimi unsurlar bu kararda göz ardı edilmiştir.

Varsayımsal bedel belirlenirken, mali haklara ilişkin saldırının ne kadar sürdüğü, kapsamı, kaç kişiye ulaştığı, ihlalin gerçekleşmesi için eserin çoğaltılması gerekiyorsa kaç kopya çoğaltım yapıldığı ve benzeri nesnel ölçütler dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede bakıldığında, taraflar arasındaki sözleşme görüşmelerinde zikredilen telif bedelinin, varsayımsal bedel olarak kabul edilmemesi gerekirdi. Şöyle ki, davacının talebi, eser üzerindeki haklarının ihlal edildiği zaman aralığını kapsamaktadır. Oysa sözleşmede müzakere edilen telif bedeli, dava konusu eser üzerindeki mali hakların davalıya devredilmesinin karşılığı olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, davacının talebine dayanak oluşturan eylemin gerçekleştiği zaman aralığı ile sözleşmede zikredilen telif bedelinin karşılığı olarak davalıya tanınacak hakkın süresi birbiri ile örtüşmemektedir. Ayrıca kararın özetinden bu konuda kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değilse de sözleşmede belirlenen kullanım şekilleri ile fiilen gerçekleşen kullanım şekilleri kapsam yönünden de farklılık gösteriyor olabilir. Hakimin bu durumu dikkate alarak, sözleşmede zikredilen telif bedelini varsayımsal bedel olarak kabul etmemesi gerekirdi. Kararın öncelikle bu yönüyle isabetli olmadığı kanaatindeyiz.

Kararın bizce önem arz eden bir diğer yönü ise, ilk derece mahkemesinin bu karar ile birlikte taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin kurulduğuna ve bu sebeple davacının tecavüzün men’i (önlenmesi) talebinde bulunamayacağına hükmetmiş olmasıdır. Bu karar, istinaf ve temyiz mahkemeleri tarafından da hukuka uygun bulunmuştur.

Öğretide eleştirilere neden olmakla birlikte, Yargıtay da pek çok kararında, çoklu tazminat talebinde bulunulması halinde taraflar arasında bir farazi sözleşme ilişkisinin kurulmuş olacağını kabul etmektedir. Ancak bu noktada bir nüansa dikkat çekmek isteriz. Eğer taraflar arasında bir farazi sözleşme ilişkisinin bulunduğu kabul edilecekse bile bu ilişki, ihlalin gerçekleştiği dönemle sınırlı tutulmalıdır. Oysa değerlendirmekte olduğumuz kararda, ilk derece mahkemesi, davacının tecavüzün önlenmesi talebinde bulunamayacağını kabul etmekle, taraflar arasında adeta ihlal eyleminin sonrasına da uzanan bir sözleşme ilişkisi yaratmaktadır.

FSEK m. 68’e dayalı çoklu tazminat talebine böylesi bir etki tanımak hükmün amacına uygun düşmeyecektir. Zira öğretide genel kabul gördüğü üzere, çoklu tazminat yaptırımının esas işlevi mütecavizin cezalandırılmasıdır. Burada hükmedilecek bedel, bir özel hukuk cezası niteliği taşır. Özel hukuk cezası niteliği taşıyan bu yaptırımın uygulanması ile hukuka aykırı bir eylemin hukuka uygun hale getirilmesi ve dahası ileride gerçekleşecek eylemlerin de meşru kılınması düşünülemez. Bu sebeple, somut uyuşmazlıkta verilen kararın isabetli olmadığı kanaatindeyiz.

* * *

Konuya ilişkin daha detaylı okuma için bkz. Tüzüner, Özlem, “Farazî Sözleşme İlişkisi Hakkında Bir Yargıtay Kararının Tazminat Hukukunun Esasları Çerçevesinde İncelenmesi”, ABD, 2012/2, s. 69-95; Yasaman, Hamdi, “Fikri Haklarda Tazminat ile İlgili Bazı Sorunlar”, Prof. Dr. Ömer Teoman’a 55. Yaş Günü Armağanı, Cilt I, İstanbul, 2002, s. 805-820; Yıldız, Ozan Ali, “Çoklu Tazminat Talebinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Düzenlenen Hukuki Talepler Arasındaki Yeri”, Yürürlüğünün 70. Yılında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (Ed. Remzi Tamer Pekdinçer / Ozan Ali Yıldız), İstanbul, 2022, s. 297-308.

Av. Dr. Ozan Ali Yıldız

Paylaş